Image Hosted by ImageShack.us

National Geographic Ulaslararası Fotoğraf Yarışması



National Geographic tarafından yerel edisyonların işbirliği ile düzenlenen 2008 yılı Uluslararası Fotoğraf Yarışması'nın Türkiye ayağı sonuçları belli oldu.
Bu sonuçlara göre: 741 katılımcının 3375 fotoğrafla başvurduğu yarışmada İzmir Fotoğraf sanatı Derneği (İFOD) ve Simurgphotos üyesi , Birol Üzmez Tire Bandosu fotoğrafıyla İnsan kategorisinde birinci oldu.
Birol Üzmez NG'nin Washington D.C. 'deki merkezinde yapılacak olan uluslararası yarışmada Türkiye'yi temsil edecek.

Ayrıntılı bilgi için linkine bakınız.

http://nationalgeographic.com.tr/ngm/fotografyarismasi/turkiyeelemeleri.htm


İzmir'i terk eden Yunan ordusunun askeri bandosunun ardında bıraktığı enstrümanlarla 1923'te kurulan Tire Bandosu, Birol Üzmez'e NG yarışmasında "İnsan" kategorisinde birincilik ödülü getirdi. 85 yıllık Tire Bandosu'nun elemanları hâlâ müzelik müzik aletlerini çalıyor.
TİRE BANDOSU

Kurtuluş savaşında İzmir in Tire İlçesinde Yunan ordusunun geride bıraktıkları müzik aletleriyle kurulan tarihi Tire bandosu altın çağını 2. dünya savaşında Çekoslovakya'nın Nazi işgalinden kaçarak Türkiye ye sığınan Mösyö Slavo döneminde yaşamıştır. Adnan Saygun ve Cemal Reşit Rey gibi büyük müzisyenlerle çalışan Mösyö Slavo, İsmet İnönü, Mareşal Fevzi Çakmak, Celal Bayar,Prof. Afet İnan, Ali Çetinkaya ve Kazım Özalp gibi devlet büyüklerini karşılamak üzere Bando Şefi olarak davet edilmiştir. Nazilli Sümerbank Basma Fabrikasının açılışı için Tire Bandosu özel bir trenle Nazilliye gönderilmiş ve bando İstasyonda Mareşal Fevzi Çakmak'ı karşılamıştır.

85 yıllık efsanevi Tire Bandosu,bu tarihi gerçekler açısından Cumhuriyet dönemi Türkiye'sinde kurulan ve halen varlığını sürdüren ilk bandolardan biri olma özelliğini taşımaktadır.
Tire Bandosu , yerel esnaf olmak üzere, çoğu belediye çalışanları ve emekli astsubaylardan kurulu 30 kişilik ekibiyle Şef Turgut Asma yönetiminde faaliyetini Tire Belediyesi himayesinde aktif olarak sürdürmektedir.

Bana ödül kazandıran fotoğraftaki bando elemanlarından, Ayakta duran Klarnetçi Yılmaz Taşkıran 1935 doğumludur. 1958 yılından beri bandoda olup asıl mesleği urgancılıktır.1937 doğumlu Trampetçi Burhan Mercanoğlu 1954 yılında bandoya girmiş en eski bandoculardandır.71 Yaşındaki Burhan Mercanoğlunun asıl mesleği saat tamirciliği olup belediye fen işlerinden emeklidir. 1934 doğumlu Trompetçi Mustafa Ali Erkoğlu bandonun en yaşlı üyesi olma sıfatıyla 1958 yılından beri bandoda görev yapmaktadır. Asıl mesleği mobilyacılıktır.
YAZININ DEVAMINI OKUYUN...>>

Soner YAMAN : " BATAK " FOTOĞRAF GÖSTERİSİ VE SÖYLEŞİ



SONER YAMAN “BATAK”

Simurgphotos üyesi Soner Yaman ın Batak isimli fotoğraf gösterisi 4 Aralık Perşembe akşamı saat 19.00 da İfod etkinlikleri kapsamında Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi’n de İzmir li fotoğraf severler ile buluşacak.


Soner Yaman ın fotoğraflarına baktığınızda her fotoğrafın bir ruhu olduğunu görürsünüz. Batak adını verdiği serisinde bir iskambil oyununun daracık alanından nasıl kocaman bir dünya yarattığını göreceksiniz. Bu öyle bir dünya ki bir iskambil kağıdına hayat veren, onu kavrayan yorgun emekçi ellerine can katan bir dünyadır.

Soneri in fotoğrafları ...tıpkı asıl mesleği olan Arkeolog’un iğneyle,spatulayla, fırçayla kazı yapması gibi.O, konusu ve malzemesi olan insanı incitmeden kazan ve kazdıkça daha derine, deştikçe asıl hazinesini bulan biri. O hazine elbette insan ruhunu bulmanın arayışıdır.

Soner Yaman asıl mesleği gibi fotoğraf çekerken hiç acele etmiyor. Konularını özenle ve titizlikle sıradan insanların içinden seçiyor. Onları kırmadan,incitmeden çoğu zamanda dokunmadan yaklaşıyor. Samimi ve içten bir yürekle.

Çektiği fotoğraflara sonradan bildik karanlık oda dokunuşlarının dışında hiç bir müdahalede bulunmuyor.

Batak hepimizin yakından bildiği, çoğunlukla üniversite öğrencilerinin uykusuz gecelerinin vazgeçemedikleri ihaleli ya da ihalesiz bir iskambil oyunu.

Soner bu konusunu Konyadaki döküm işçilerini fotoğrafladığı sırada çalışmaya başlamış. Öğle paydoslarında ve çay molaları sırasında döküm işçilerinin kir pas içindeki yağlı elleriyle yine kirden simsiyah olmuş iskambil kağıtlarıyla bu oyunu gazozuna oynadıklarına tanık olumuş. Mesai saatleri içinde yoğun insan gücüyle işlerine kendilerini kaptıran işçiler bu oyunu iki metrekarelik kontraplak üstünde kendilerini kaptırarak heyecanla oynuyorlarmış ki Soner de bu heyecana bir süre sonra ortak olmaktan alıkoyamamış kendisini.Yaklaşık altı ay süren çekimleri süresince pek çok kez döküm işçileriyle birlikte olan Soner Yaman, bu emeğinin karşılığını HSBC ve Fotoğrafevi’nin işbirliğiyle düzenlenen ‘Görmek Dokunmaktır’ fotoğraf yarışmasını ‘Batak’ adlı portfolyosuyla kazanarak alıyor.


365 fotoğrafçıdan 5 bin fotoğraf
HSBC Fotoğraf Yarışması’na bu yıl 365 fotoğrafçı 430 portfolyoyla katıldı. Portfolyolarda yer alan fotoğrafların sayısı 4 bin 979’a ulaştı. Seçici kurulu foto muhabiri Ara Güler, Marmara Üniversitesi’nden Prof. Sabit Kalfagil, Sabah gazetesi fotoğraf editörü Kutup Dalgakıran, Radikal gazetesi kültür sanat editörü Cem Erciyes, fotoğrafçı Mehmet Günyeli, Diagonal yöneticisi Zekai Demir, Fotoğrafevi yöneticisi Hasan Şenyüksel ve HSBC Türkiye’den Ömer Kayalıoğlu’ndan oluşan yarışmada birinci seçilen Soner Yaman, 15 bin lira para ödülü kazandı. Yarışmada Ercan Aydeniz ‘Bizden’, Yusuf Yakup Türkoğlu ‘Merdiven’, Mehmet Gökhan Taylan ‘Ahırkapı’, Çağla Cömert ‘Ateşin Çocukları’, Emrah Tuluk ‘İstanbul’, İsa Kurt ‘İstanbul’, Gökhan Bedir ‘Haddahane’, Baran Özdemir ‘Tuzla Tersaneleri/2008’, Mustafa Bilge Satkın ‘Surda Yaşam’ başlıklı portfolyolarıyla ilk 10’a giren isimler oldu ve 1000’er liralık para ödülü kazandı.

Soner Yaman
1978 Yılında Kocaeli’de doğdu,1998 Yılından beri fotoğraf çekmekte ve fotoröportajlar üretmektedir.2004’de Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölümününden

Mezun oldu.2005 senesinde baskılarını kendi yaptığı “saklı kareler “ adlı,30 adet

Siyah-Beyaz fotoğraftan oluşan ilk kişisel fotoğraf sergisini Konya’da açtı.

2006 senesinde bir grup arkadaşıyla “Simurgphotos “ u kurdu.Bu çatı altında fotoröportajlar üretmeye devam etmektedir.Belgesel fotoğraftan hoşlanan Soner yaman,fotoğraf çekimlerinde “İnsan “ ve “İnsana ilişkin öykülerin” peşinden koş-

maktadır.



yamanson@gmail.com

www.simurgphotos.org

YAZININ DEVAMINI OKUYUN...>>

Gökhan BEDİR : 800 DERECE FOTOĞRAF GÖSTERİSİ VE SÖYLEŞİ



Simurg Photos üyesi Gökhan Bedir İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği İfod un fotoğraf etkinlikleri çerçevesinde 6 Kasım 2008 Perşembe günü saat 19.00 da Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi'nde "800 derece"ismini verdiği fotoğraf gösterisini sunacak. Bedir, Balıkesir de ki Haddehane işçilerinin günlük yaşamlarını belgelemeye 2006 yılında başladı ve fotoröpörtaj çalışmasını 2008 yılında tamamladı. Bedir bu projesiyle HCBC Bank'ın düzenlediği "Görmek Dokunmaktır" konulu proje yarışmasında ilk ona kalan finalistler arasında yer aldı.

Fotoğrafa Başlamadan önce "Arşimet'in Küreleri" adını verdiği yayınlanmamış öykü kitabı bulunan Bedir, fotoğraf çekmeye başladıktan sonra öykülerini ...fotoğraf yoluyla anlatma yolunu seçti. Gökhan, fotoğraflarında karekterlerinin yaşamlarına asla müdahale etmiyor. Uzun bir süre onlarla birlikte bulunduktan ve onlarla beraber aynı havayı soluduktan sonra yine bulunduğu ortamı değiştirmeden hiç bir düzenleme yapmadan yaşamı bize olduğu gibi aktarıyor.
Gökhan Bedir 800 derece adını verdiği sosyal belgesel fotoröpörtaj çalışmasıyla ilgili olarak bizlere şu bilgileri veriyor:


" 1960 yılında şehir içinde kaldıklarından dolayı kenar mahallelere kaydırılan ağır sanayi sitesi(çoğunlukla haddehaneciler) şimdi aynı kaderi yeniden yaşamanın eşiğinde. Şehrin genişlemesiyle birlikte kent merkezine olan uzaklığı yeniden büyük bir sorun yaratmaya başlayınca bulunan çözüm kentsel dönüşüm oldu. Kentsel dönüşüm çerçevesinde yeşil alan olarak planlanan bölgenin birçok insana iş kapısı olduğu unutularak yeni bir yıkım dalgasıyla karşılaşması an meselesi. Haddehaneciler bölgesinde belediyeye ait işyerlerinin birçoğu yıkıldı ve bir kısmı da yıkılmayı bekliyor fakat mal sahipleri bu yıkımlarla olayın kapanmayacağının farkındalar, sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlar.

Çalışanların büyük bir kısmı roman vatandaşlarımızdan ve yakındaki roman mahallesinde yaşıyorlar. Haddehanelerde çalışanların dışında fırınlarda yakıt olarak kullanılan fuel oil ve yanmış yağ ticareti de bu insanların hayatlarını kazanmalarını sağlıyor. Kamyon gerektirmeyen yükler yine mahalleden insanların at arabalarıyla taşınıyor. İşçi lokantaları, çay ocakları, yemek şirketleri, ince demir işçileri…



Burası kapandığında sadece haddehanedekiler işsiz kalmayacak, bölgenin oluşturduğu ticaret hacmi tükenince ona bağlı olarak kurulan bu işyerleri de kapanmak zorunda kalacak. Bir işçinin en az 4 kişilik bir aileye baktığı düşünülürse olayın aslında daha dramatik olduğu fark ediliyor.

Buradaki insanlara yer gösterilmiyor mu?

Şehrin kilometrelerce dışında yerleşimden uzak bir bölgeye trilyonluk yatırımlar yaparak ve parça demir işleyenlerin kütük demirine geçmesi istenerek yapılıyor bu yer gösterme… Şimdiye kadar tek bir işletmenin geçmiş olması da çözümün gerçekçi olmadığını gözler önüne seriyor. Küçük üreticilerin iki çaresi var: Ya her şeyi bırakıp başka bir işe başlamak ya da 4-5 küçük işletmenin bir araya gelip ortaklık kurması… 2006 senesinde ilk fotoğraflamaya başladığımda belki ikinci çare mümkün olabilirdi ama şimdi imkansız. 2006 başlarında yüze yakın işletme varken bugün bir çoğu işyerini bırakmış durumda, bazıları birkaç kere iflas edip yeniden kurulmuş ve son gayretleriyle işlerini devam ettiriyorlar. 2008 senesine gelindiğinde işler durumda kalan 15-20 kadar haddehane bulunuyor tabi son zamanlarda Çin'den gelen demir dalgalanmaları da onları tehdit ediyor.

Haddehaneler neden bu kadar önemli! Bu işletmeler gemilerden sökülen parçaları geri dönüştürüyorlar, inşaatlarda, bahçe parmaklıklarında, pencere doğramalarında her gün gördüğünüz demirleri üretiyor bu insanlar ve orta ölçekli bir işletmede 10-12 işçi çalışıyor. Piyasada nakit paranın dönmesini sağlayan yine bu işletmeler, eskiden çekle yapılan işler bugün peşin paraya dönmek zorunda kalmış çünkü hurda demir peşin parayla çalışırken haddehanelerin de başka çaresi kalmıyor.
Bu proje, bu cesaretli insanlara saygı duruşundan ibarettir…"
http://www.gokhanbedir.com
magzedms@gmail.com

YAZININ DEVAMINI OKUYUN...>>

top