Gökhan BEDİR : 800 DERECE FOTOĞRAF GÖSTERİSİ VE SÖYLEŞİ



Simurg Photos üyesi Gökhan Bedir İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği İfod un fotoğraf etkinlikleri çerçevesinde 6 Kasım 2008 Perşembe günü saat 19.00 da Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi'nde "800 derece"ismini verdiği fotoğraf gösterisini sunacak. Bedir, Balıkesir de ki Haddehane işçilerinin günlük yaşamlarını belgelemeye 2006 yılında başladı ve fotoröpörtaj çalışmasını 2008 yılında tamamladı. Bedir bu projesiyle HCBC Bank'ın düzenlediği "Görmek Dokunmaktır" konulu proje yarışmasında ilk ona kalan finalistler arasında yer aldı.

Fotoğrafa Başlamadan önce "Arşimet'in Küreleri" adını verdiği yayınlanmamış öykü kitabı bulunan Bedir, fotoğraf çekmeye başladıktan sonra öykülerini ...fotoğraf yoluyla anlatma yolunu seçti. Gökhan, fotoğraflarında karekterlerinin yaşamlarına asla müdahale etmiyor. Uzun bir süre onlarla birlikte bulunduktan ve onlarla beraber aynı havayı soluduktan sonra yine bulunduğu ortamı değiştirmeden hiç bir düzenleme yapmadan yaşamı bize olduğu gibi aktarıyor.
Gökhan Bedir 800 derece adını verdiği sosyal belgesel fotoröpörtaj çalışmasıyla ilgili olarak bizlere şu bilgileri veriyor:


" 1960 yılında şehir içinde kaldıklarından dolayı kenar mahallelere kaydırılan ağır sanayi sitesi(çoğunlukla haddehaneciler) şimdi aynı kaderi yeniden yaşamanın eşiğinde. Şehrin genişlemesiyle birlikte kent merkezine olan uzaklığı yeniden büyük bir sorun yaratmaya başlayınca bulunan çözüm kentsel dönüşüm oldu. Kentsel dönüşüm çerçevesinde yeşil alan olarak planlanan bölgenin birçok insana iş kapısı olduğu unutularak yeni bir yıkım dalgasıyla karşılaşması an meselesi. Haddehaneciler bölgesinde belediyeye ait işyerlerinin birçoğu yıkıldı ve bir kısmı da yıkılmayı bekliyor fakat mal sahipleri bu yıkımlarla olayın kapanmayacağının farkındalar, sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlar.

Çalışanların büyük bir kısmı roman vatandaşlarımızdan ve yakındaki roman mahallesinde yaşıyorlar. Haddehanelerde çalışanların dışında fırınlarda yakıt olarak kullanılan fuel oil ve yanmış yağ ticareti de bu insanların hayatlarını kazanmalarını sağlıyor. Kamyon gerektirmeyen yükler yine mahalleden insanların at arabalarıyla taşınıyor. İşçi lokantaları, çay ocakları, yemek şirketleri, ince demir işçileri…



Burası kapandığında sadece haddehanedekiler işsiz kalmayacak, bölgenin oluşturduğu ticaret hacmi tükenince ona bağlı olarak kurulan bu işyerleri de kapanmak zorunda kalacak. Bir işçinin en az 4 kişilik bir aileye baktığı düşünülürse olayın aslında daha dramatik olduğu fark ediliyor.

Buradaki insanlara yer gösterilmiyor mu?

Şehrin kilometrelerce dışında yerleşimden uzak bir bölgeye trilyonluk yatırımlar yaparak ve parça demir işleyenlerin kütük demirine geçmesi istenerek yapılıyor bu yer gösterme… Şimdiye kadar tek bir işletmenin geçmiş olması da çözümün gerçekçi olmadığını gözler önüne seriyor. Küçük üreticilerin iki çaresi var: Ya her şeyi bırakıp başka bir işe başlamak ya da 4-5 küçük işletmenin bir araya gelip ortaklık kurması… 2006 senesinde ilk fotoğraflamaya başladığımda belki ikinci çare mümkün olabilirdi ama şimdi imkansız. 2006 başlarında yüze yakın işletme varken bugün bir çoğu işyerini bırakmış durumda, bazıları birkaç kere iflas edip yeniden kurulmuş ve son gayretleriyle işlerini devam ettiriyorlar. 2008 senesine gelindiğinde işler durumda kalan 15-20 kadar haddehane bulunuyor tabi son zamanlarda Çin'den gelen demir dalgalanmaları da onları tehdit ediyor.

Haddehaneler neden bu kadar önemli! Bu işletmeler gemilerden sökülen parçaları geri dönüştürüyorlar, inşaatlarda, bahçe parmaklıklarında, pencere doğramalarında her gün gördüğünüz demirleri üretiyor bu insanlar ve orta ölçekli bir işletmede 10-12 işçi çalışıyor. Piyasada nakit paranın dönmesini sağlayan yine bu işletmeler, eskiden çekle yapılan işler bugün peşin paraya dönmek zorunda kalmış çünkü hurda demir peşin parayla çalışırken haddehanelerin de başka çaresi kalmıyor.
Bu proje, bu cesaretli insanlara saygı duruşundan ibarettir…"
http://www.gokhanbedir.com
magzedms@gmail.com

0 yorum

Make A Comment
top