Image Hosted by ImageShack.us

Ara Guler " Alınteri istanbul " NTV Haberi











YAZININ DEVAMINI OKUYUN...>>

Metroda Ara Guler sergisi - 5 Mart 2008


Metroda Ara Güler sergisi 5 Mart 2008



Fotoğraf sanatçısı Ara Güler'in 130 fotoğrafından oluşan “İstanbul'da Alın Teri” adlı sergi, Taksim Metrosunda açıldı.


İstanbul Ticaret Odası (İTO) ile Büyükşehir Belediyesinin ortaklaşa düzenlediği serginin açılışında konuşan Ara Güler, bir fotoğraf makinesi ve gözleri olduğunu ifade ederek, “1950'lerden beri ve hatta daha öncesinden itibaren hep sizin için etrafa baktım, şimdi bu baktığım ve çektiğim şeylerin sergisini burada göreceksiniz” dedi.

Hayatında ilk kez ... bir metroda sergi açtığını belirten Güler, “Bütün mevzu şu ki benim bu görüşlerim seneler sonra sizlere ulaşıyor ve bunun için de çok mutluyum” diye konuştu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da sergideki fotoğrafların, Ara Güler'in yarım asrı aşkın sanat serüveni içinde İstanbul'a bakışını yansıttığını söyledi.


İstanbul'un birçok sanatçıya ilham kaynağı olduğunu belirten Topbaş, “Her alanda İstanbul, adeta kendisine dokunanı ve bakanı farklı bir noktaya taşımıştır. Ara Güler de bir fotoğraf sanatçısı olarak gerçekten değişik enstantaneleri günümüze taşımış” dedi.

“İSTANBUL, İLHAM KAYNAĞI”

Topbaş, İstanbul 2010 Kültür Başkenti sürecinde tüm alanları sanatsal aktivite alanı haline getireceklerini belirtti.
İstanbul'un insanlara ilham kaynağı olduğunu, bunun için de bu kentte yaşayan herkesin bir hobisi olması gerektiğini kaydeden Topbaş, “Bu şehirde yaşayan insan, bu güzellikleri gördüğü halde uzak kalamaz, mutlaka etkilenmesi ve kendi üzerindeki yansımasını eserlerine yansıtması lazım” dedi.

Topbaş, “İstanbul ve İstanbul'un bu objeleri olmasaydı, herhalde Ara Güler kendini fotoğrafa yönlendirmezdi. Bunun da kendisi için önemli bir nokta olduğunu ifade etmek istiyorum. Ara Güler'in, İstanbul'un gözü olduğuna inanıyorum” diye konuştu.

Kadir Topbaş, 1960'lı yılların başında kendisinde de bir fotoğraf sevgisi başladığını ama devam ettiremediğini anlatarak, yeni bir fotoğraf makinesi aldığını, Ara Güler ile fotoğraf çekmeye başlayacağını ve bir fotoğraf sergisi açmayı düşündüğünü söyledi.

“KAÇIRDIĞIMIZ DETAYLARI GÖSTERİYORLAR”

İTO Başkanı Murat Yalçıntaş da hız ve teknolojinin egemen olduğu bu çağda fotoğrafın bu karmaşaya meydan okuduğunu belirterek, “Fotoğraf, hayattan bu önemli anları çalıyor ve çaldıktan sonra da bize hediye ediyor. Fotoğraf sanatçıları, bizlere hayatın kaçırdığımız detaylarını gösteriyorlar. İşte Sayın Ara Güler de böylesine bir sanatçı” dedi.
Ara Güler'i, “Bu toprakların görsel tarihini yazmış bir insan” olarak tanımlayan Yalçıntaş, Ahmet Mithat Efendi'nin “Kıymetinin kıymetini bilmeyen milletlerin kıymeti bilinmez” sözünü yerine getirmeyi ilke edindiklerini söyledi.
İstanbul Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı da İTO'nun, İstanbul'un 2010 Kültür Başkentliği sürecinde danışma ve yönetim kurulları içinde yer aldığını anımsatarak, bunun için İTO'nun kültür ve sanat faaliyetlerinin arttığını belirtti.
Taşbaşı, “2010 yılına doğru giderken bu tür sergileri İstanbul'un sokaklarında görmeye başlayacaksınız” dedi.
Konuşmaların ardından sergiyi açan Ara Güler, Topbaş, Yalçıntaş ve Taşbaşı sergiyi gezdi.

METRODA SERGİ

Açılıştan önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ara Güler, “Ben yaşayan adamın fotoğrafını çekerim. Manzara çekmem, manzara fotoğraf değildir. Manzara, bir şeyin yeniden kaydıdır. Yenilik değildir. Bir insanın bir anının yakalanması o zaman değer taşır benim için. Ben insanlı yaşayan fotoğraf çeken adamım. Boşluk beni ilgilendirmiyor” diye konuştu.

“Serginin metroda açılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu Güler, “Açılmış artık ne yapacaksınız, toplayalım mı? Sergi, sergi salonunda açılır” diye yanıtladı.

Güler, “Metroda açılması, eserlerin daha çok kişi tarafından görülmesi açısından önemli değil mi?” sorusuna da “Daha çok insanın görmesi benim için mühim bir şey değildir. Buradan insanlar işine gücüne gidiyor, benim yaptığım hiçbir şeyi de anlamıyor” yanıtını verdi.

Sergi, 6 Nisana kadar açık kalacak.

YAZININ DEVAMINI OKUYUN...>>

Ara Guler Biyografi ve Roportaji - Video


Ara Guler Biyorgrafi ve Roportaji - Video
YAZININ DEVAMINI OKUYUN...>>

Roma Ara Pacis Müzesi`nden İstanbul`a Bakmak


“ÖTEKİ İSTANBUL”
İstanbul, Ara Pacis Müzesi’nde
Fotografevi; Ara Güler, Erdal Yazıcı, Kutup Dalgakıran, Coşkun Aşar ve Ercan Arslan’ın
fotograflarını İtalya’nın önemli müzelerinden Ara Pacis’de Romalı fotograf ve sanat
severlerle buluşturdu.
Ara Güler ve Erdal Yazıcı’nın siyah beyaz İstanbul Klasiklerinin yer aldıgı sergide Kutup
Dalgakıran’ın Kuştepe’deki Roman Mahalleleri, Coşkun Aşar’ın “Sokak Çocukları” projesi
ve Ercan Arslan’ın da İstanbul’u simgeleyen tarihi ve turistik mekanları ve etrafındaki
yaşamı gösteren karelerinin yer aldıgı sergi 1 ay boyunca ..... Roma’daki fotografseverlerin
izlenimine açıldı.
Fotografevi’nin Intesa & C.P. SRL, Roma Kültür ve Tanıtma Muşavirligi ve Roma
Belediyesi ile birlikte yürüttügü organizasyon Avrupa Komisyonu İtalya Temsilciligi,
Avrupa Parlamentosu İtalya Ofisi, T.C. Roma Büyükelçiligi’nin himayesinde ve Türkiye
- İtalya Dostluk Birligi destegiyle gerçekleştirildi.
İtalya Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano sergi açılışında gönderdigi mesajda, “Türkiye’nin
harikulade kültürel zenginliklerinin degerlendirilmesi açısından serginin Türk ulusunu
daha iyi tanımaya vesile olacagına inandıgını” belirterek, “Ara Güler ve diger genç
sanatçıların fotografları, İstanbul’un mevcut gerçegini yogun biçimde yansıtırken, bu
kentin gelenekleriyle olan derin baglarını da ön plana çıkarmak suretiyle Türkiye’nin tarih
boyunca Akdeniz kültüründe oynadıgı role de iflaret etmektedir” dedi.
Sergilenen fotograflar ayni zamanda İtalyan Yayınevi Gangemi Editore tarafından İngilizce
ve İtalyanca hazırlanan bir katalog olarak yayınlandı.
15 Kasım’da yapılan açılış ile seyirciyle buluşan sergi 1 ay boyunca Roma’daki Ara Pacis
Müzesi’nde izlenebilecek. Müze bu sergiden önce ünlü modacı Valentino’nun 45 yıllık
tasarım hayatı boyunca yaptıgı elbiseler, çizimler ve fotograflara ev sahipligi yaptı.




“İstanbul’a Bakış”
Bu kente ilk defa gelenlerin, burada yaşayanlar hakkındaki izlenimleri “tuhaf”tır. insan
davranışlarına anlam veremezler. Sokaktaki insanların ne düşündüklerine, tepkilerine,
sevinçlerine.
Gerçekten kavgamı ediyorlar, yoksa arkadaşlar m›?
Çok uzun süredir birbirlerini tanıyorlar mı?
Yoksa ilk defa mı karşılaşmışlar?
Yaşadığı kente ait midir yoksa o da kendisi gibi yeni mi gelmiştir?
İnsanların diyaloglarını dışardan dinleyenlerin, bir anlam çikarabilecegi tek bir karışıklık
sözkonusu degildir. Tuhaf bir durum... Ancak aynı zamanda bir zenginlik.
Bu kent zengindir.
Binlerce yıldır birçok farklı uygarlıgın iz bırakarak geçtigi, birçok uygarlıgında dogdugu
bu topraklar gerçek anlamda çok katmanlıdır.
Her eskiye dair tarihi olan kent çok katmanlımıdır?
insanın yaşadığı kentin tarihinin çok eskilere dayanıyor olması o kentin kültürel katmanlara
sahip oldugu anlamına gelmez. Bir kentin tarihi çok eski olabilir. Bu tarih içinde dogrusal
bir çizgide gelişebilir, ilerler ve bugünlere gelebilir.
İstanbul böyle degildir.
Kent insanının binlerce yıllık uygarlık serüveni, güneyden, dogudan, kuzeyden ve batıdan
farklı tarihlerde İstanbul'a gelip yerleşen, geçiş alanı olarak kullanan birçok kavim, ulus
veya topluluk izlerini ya da izdüşümlerini bu kente bırakmıştır.
İstanbul bir anlamda uygarlıklar tarihidir. Bu uygarlıkların bir kısmı üstüste katmanlar
halinde gelişmiş, birbirini var ederken, bir kısmı ise dikey katmanlar halinde yanyana var
olmuş ve yanyana geldikleriyle eytişim içinde gelişmiştir. İstanbul yatay ve düşey
katmanlardan oluşan bir kültürler kütlesidir.
Kültürler kütlesinin izdüşümleri iki temel unsurda kendini açıga vurur:
Sözcük ve zaman
Sokagın sözcükleri, sokagın iletişimi bu kütlenin açıga çıktıgı göstergelerdir.
Sokagın iletişimindeki göndermeler, anıştırmalar,sesler, vurgular, tonalite, eski zamanların
yankıları ve karmaşıklığıdır. Sokak kozmopolittir, toplum kozmopolittir...
Bu aynı zamanda o sözcüklerin -dilin- anlamının çok anlamlı, çok katmanlılığının kanıtıdır.
Sözcüklerin çok anlamlılıgı dilin ait oldugu toplumun ve o toplumun kültürünün de yatay
ve dikey katmanların ipuçları, hatta açıga çıkmalarıdır.
Sokagın sözcüklerinin müzikalitesi o sokagın katmanlılıgının iflaretidir.
Yaşadıgımız kentler bu anlamda her biri çok sesli koroların provalarını andırır.
Cazip olan, heyecan verici k›lan da bu sokaklar›n çok sesli korolar olmas›d›r.
Evet çok sesli koro sanki prova yap›yordur sokaklarda. Her sokag›n, her meydan›n, her
arka bahçenin kendi çok sesli korosu kendi içinde katmanl›, diger sokaklar ile yan yanadır.
Sözcükler, sesler, müzikalite...
Bu kentin dil gibi zaman algısı da kendine özgüdür. Zaman dogrusal degildir. Bir saçınım
halindedir ve geçmişle, gelecege, bugüne, yar›na, düne veya çok daha baflka zamanlar›n
flimdiki zaman›d›r. Ancak flimdiki zaman›n içinde erimifl, yokolmufl olarak degil. Tüm
varl›g›yla flimdiki zaman›n içindedir. Bir anlamda zaman›n bizatihi kendisi paradoksdur.
‹stanbul, eskide kalm›fl kenti olamayan bir kenttir.
Bu kent ayn› zaman diliminde 300 y›l önceyi, 50 y›l önceyi, 100 y›l sonray› yaflayan bir
kenttir. Üstelik tüm zaman dilimleri birlikte ve yan yanad›r. Dünyan›n baflka hiç bir kentinde
olmayan bir özelliktir bu...
Ve kentin kahramanlar› olan, fahifleler, pezevenkler, katiller, serseriler, sokak çocuklar›,
lezbiyenler, dilenciler, kumarbazlar, aristokratlar, yazarlar, çizerler... iflçisi, köylüsü,
burjuvas›, bu farkl› zamanlar› bedenlerinde temsil ederler. Kent beden olmufltur.
Bu kent gerçek anlamda sözcüklerden oluflmufl ve zaman›n her yöne dogru akt›g› düfller
denizidir ve fotografç› iflte bu düfller denizinin kahramanlar›n›n etraf›nda kürek çeker.
‹stanbul kendidir. Baudelaire'in dedigi gibi:
Yara bende, bݍak bendedir
Kurban da ben, cellat da benim.
Ara Güler, Erdal Yaz›c›, Kutup Dalgak›ran, Coflkun Aflar ve Ercan Aslan'›n fotograflar›ndan
oluflan bu sergi, iflte bu düflüncelerin ›fl›g›nda bir araya getirilmifltir. Her fotografç› bu
düfller denizinin farkl› derinliklerinde çal›flm›fl ve ve yine bu düfller denizinin bir parças›nda
gizli kalm›fl müzik parças›n› aç›ga ç›karm›fl, kahramanlar yaratm›fl ve seslendirmifltir.
FOTOGRAFEV‹

YAZININ DEVAMINI OKUYUN...>>

Ara Guler Biyografi



Ara Güler / Foto Muhabiri

1928'de İstanbul'da doğdu. Lisedeyken film stüdyolarında sinemacılığın her dalında çalıştı. Yine aynı yıllarda Muhsin Ertuğrul'un açtığı tiyatro kurslarına devam etti. Amacı, rejisör yada oyun yazarı olmaktı. Gazetecilik yaşamına 1950'de Yeni İstanbul gazetesinde başladı. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne devam ediyordu. Askerlik görevinden sonra Hayat dergisine gidi ve fotoğraf bölümü şefi olarak 1961'e kadar çalıştı. 1956'da Time-Life Türkiye'de büro açınca, bu yayın grubunun Yakın Doğu muhabiri olarak çalışmaya başladı. 1958'de Paris-Match ve Der Stern dergilerinin de Yakın Doğu muhabirliğini üstlendi. Aynı yıllarda Henri Cartier-Bresson ile tanışarak Paris Magnum Ajansı'na katıldı. 1961'de İngiltere'de yayınlanan Photography Annual, onu dünyanın en iyi yedi fotoğrafçısından biri olarak tanımladı. Aynı yıl ASMP'ye (American Dergi Fotoğrafçıları Derneği) kabul edildi ve bu kuruluşun tek Türk üyesi oldu. 1962'de Almanya'da, çok az fotoğrafçıya verilen "Master of Leica" ünvanını kazandı. Aynı yıl fotoğraf dünyasının çok önemli bir yayını olan ve İsviçre'de çıkan camera dergisi, onunla ilgili özel bir sayı hazırladı. 1961'de..... ABD'de basılan Mariana Noris'in Young Turkey adlı yapıtında fotoğrafları kullanıldı. 1967'de Japonya'da çıkan "Photography of the World" antolojisinde Richard Avedon ile birlikte bir dizi fotoğrafı yer aldı.1970'de Türkei adındaki fotoğraf albümü, Almanya'da yayınlandı. Sanat ve sanat tarihi konularındaki fotoğrafları ABD'de Horizon, Time-Life ve Newsweek kitap bölümlerince ve İsviçre'de de Skira Yayınevi tarafından kullanıldı. Lord Kinross'un 1971'de basılan Hagia-Sophia (Ayasofya) kitabının fotoğraflarını çekti. Skira Yayınevi tarafından Picaso'nun 90'ıncı yaş günü için hazırlanann Picasso, Metamorphose et Unite adlı kitabın İngilizce, Fransızca ve Almanya baskılarında kapak fotoğrafı onundu. 1967'de Kanada'da açılan 'İnsanların Dünyasına Bakışlar" sergisinde, 1968'de New York Modern Sanatlar Galerisinde düzenlenen "Renkli Fotoğrafın On Ustası" adlı sergisi ve aynı yıl Almanya'da Köln'de, Fotokino Fuarı'nda yapıtları sergilendi. 1972'de, Paris Ulusal Kitaplık'ta sergisi açıldı. 1975'de ABD'ne davet edildi ve bir çok ünlü Amerikalının fotoğrafını çekti. Bu gezinin ardından hazırladığı Yaratıcı Amerikalılar sergisi, dünyanın bir çokkentinde açıldı.


Bu arada , Bertrand Russel'dan Winston Churcill'e, Arnold Toynbee'den Picasso'ya, Salvador Dali'ye kadar birçok ünlü kişinin fotoğrafını çekti. Bu röportajlar arasında en ünlüsü, fotoğrafçılara poz vermeyişiyle bilinen Picasso ile yaptığı Picasso Röportajları'dır. 1979'da Türkiye Gazeteciler Cemiyetinin foto muhabirliği dalındaki Birincilik Ödülünü aldı. 1980'de fotoğraflarının bir kısmı Karacan Yayıncılık tarafından "Fotoğraflar" adı altında kitap haline getirildi. 1986'da Hürriyet Vakfınca basılan, Prof. Abdullah Kuran'ın yazdığı "Mimar Sinan' kitabını fotoğrafladı. Aynı kitap, 1987' de Institute Of Turkish Stades tarafından İngilizce olarak yayımlandı. 1989' da Hil Yayınları, yıllardır fotoğrafını çektiği sinema dünyasının ünlülerini ' Ara Güler'in Sinemacıları' kitabında topladı. 1991' de Dış İşleri Bakanlığı için Halikarnas Balıkçısı'nın ( Cevat Şakir Kabaağaçlı ) ' The Sixht Continent ' adlı kitabını fotoğrafladı. Bu arada Güney Amerika dışında, bütün dünyayı gezerek röportajlar yaptı ve çektiği fotoğraflar Magnum Ajansı kanalıyla çeşitli ülkelere dağıtılarak birçok dergi ve gazetede basıldı. 1989'dan başlayarak 'Day and The Life... ' programına katıldı. Endonezya, Malezya ve Brunei'de dünyanın en ünlü fotoğrafçılarıyla birlikte çalıştı. Yıllardır üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının fotoğrafları, 1992'de Fransa'da Edition Arthaud, ABD ve İngiltere'de ise Thames and Hudson tarafından 'Sinan, Architect of Soliman the Magnificent' adı ile lüks bir baskıyla yayınlandı. Aynı yıl, Living in Turkey adlı kitabı yine Thames and Hudson tarafından ABD ve İngiltere'de, Archipelago Press tarafından Singapor'da 'Turkish Style' başlığıyla, Albin Michel Yayınevi tarafından Fransa'da 'Demeures Ottomaanes de Turqie' adıyla yayınlandı. '90lı yıllarda art arda 'Eski İstanbul Anıları', 'Bir Devir Böyle Geçti Kalanlara Selam Olsun', 'Yitirilmiş Renkler', Yüzlerinde Yeryüzü' adlı kitapları yayınlandı. Ara Güler'in Fotoğraflarının büyük bir bölümü Paris'te Ulusal Kitaplık'ta, ABD'de Rochester Eastman Müzesi'nde ve Nebraska Üniversitesi Sheldon Koleksiyonu'nda, Almanya'da Köln'de Museum Ludwig'de Das İmaginaire Photo-Museum'da bulunuyor.

*("Ara Güler'e Saygı" adlı kitaptan alınmıştır.)

Image Hosted by ImageShack.us


Ara Güler'in Kitapları :
Öster om Eufrat (Fırat'ın Ötesi), Tidens Förlag, İsveç, 1960.
Young Turkey, Metin: Mariana Noris, Med & Company, New York, 1964.
Topkapı Sarayı-Sultan Portreleri, Doğan Kardeş Yayınları, İstanbul , 1967.
Türkei Terra Magica, Münich, 1970.
Hagia Sophia, Metin : Lord Kinross, Newsweek Books, New York, 1972.
Yaratıcı Amerikalılar, Amerikan haberler Merkezi, 1975.
The Splendour of Islamic Calligraphy, Thames & Hudson, Londra, 1976.
Harems, Chene & Hachette, Paris, 1980.
Fotoğraflar, Milliyet Yayınları, İstanbul, 1980.
Fikret Mualla, Metin: Turan Erol, Cem Yayınları, İstanbul, 1980.
Bedri Rahmi, Metin : Turan Erol, Cem Yayınları, İstanbul, 1984.
Mimar Sinan, Metin : Prof. Dr. Abdullah Kuran, Hürriyet Vakfı yayınları, İstanbul, 1986.
Mimar Sinan, Metin : Prof. Dr. Abdullah Kuran, Institute of Turkish Studies, Washington, D.C. , 1987.
Sinemacılar, Hil Yayınları, İstanbul, 1989.
The Sixth Continent, Metin : Halikarnas Balıkçısı, T.C. Dışişleri Bakanlığı Kültür Dairesi, Ankara, 1991.
Sinan Architect os Soliman the Maginificent, Metin : John Frelly & Stephanos Yerasimos, Themes & Hudson, Londra ve New York, Ed. Arthaud, Paris, 1992. Living in turkey, Metin : Stephanos Yerasimos, Thames & Hudson, Londra ve New York, 1992.
Demeures ottomans de Turquie, Metin : Stephanos Yerasimos, Albin Michel, Paris, 1992.
Turkish Style, Metin : Stephanos Yerasimos, Archipelago Press, Singapur, 1992. Eski İstanbul Anıları, Dünya Şirketler Grubu yayını, İstanbul, 1994.
Bir Devir Böyle Geçti Kalanlara Selam Olsun, Ana Yayıncılık, İstanbul, 1994. Yitirilmiş Renkler, Dünya Şirketler Grubu, İstanbul, 1995.
Yüzlerinde Yeryüzü, Ana Yayıncılık,İstanbul, 1995.
Babil'den Sonra Yaşayacağız, Öyküler, Aras Yayınları, 1996.
Film Kahramanının Sonu (16 mm. Belgesel) İstanbul, 1975.






Ara GÜLER Galerisi İçin TIKLA

YAZININ DEVAMINI OKUYUN...>>

top